Psikolojik Hastalıklar

Agorafobi Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Teşhis ve Tedavisi

Agorafobi (Alan Korkusu)

Bazen kalabalıkta endişelenmek gayet normaldir. Fakat korkularınız sosyal ortamlara girmekten alıkoyuyorsa ve böyle yerlerde kendinizi tuzağa düşmüş gibi hissediyor, yardım alamayacağınızı düşünüyorsanız, agorafobiniz olabilir.

Agorafobi, kişinin kaçması ya da yardımına erişimin imkansız olabileceği durumlarda, panik benzeri semptomlar yaşaması veya herhangi bir yetersizlik kaybı yaşandığı takdirde, çok sıkıntılı  ya da çok kötü bir hale sokan bir dizi durumun irrasyonel veya orantısız korkusu olarak tanımlanabilir.

ABD ‘de yaşayan insanlarda yapılan bir çalışmada, agorafobinin yaşam boyu prevelansı yaklaşık% 2’dir ve %2’snin çok yüksek bir kısmı 65 yaşın üzerindeki yetişkinlerde(% 10.4) yoğunluk gösterir. Yaşlılarda yaygınlık yüksek olmasına rağmen, başlangıç yaşları aslında 25-30 yaş arasındadır. Agorafobi kadınlarda iki kat daha yaygındır ve kadınlarda erkeklere göre daha fazla belirti gösterir.

Yaşamları boyunca agorafobili bireylerin% 87.3’ü panik bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, özgül fobi, yaygın anksiyete bozukluğu (GAD) ve madde kullanım bozukluğu da dahil olmak üzere başka bir psikiyatrik bozuklukta ki kriterler için uygunluk sağlar.

Agorafobi çok yaygın değildir ve sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır. Agorafobili bir bireyin mutlaka dışarı çıkma korkusu olmalıdır . agorafobili bireylerin genellikle özelliği eve sıkışık kalma olduğu yönündedir. Tedavi hakkında önceden haber vermek yanlış olur çünkü hastanın kendisi hakkında tahminleri tek başına yararlı olmaz. Bilişsel davranışçı terapistleri, maruz kalma terapisi ile insanlara yavaş yavaş fobileriyle karşı karşıya kaldırarak bu fobiyi yenmesini sağlamaya çalışmaktadırlar. Bilişsel davranışcı terapisi (BDT) ile amaç krizden kurtulmaktan daha çok hastaların daha az korkmasına yardımcı olmaktır. Çünkü bir kişi ne kadar az korkarsa krize girme ihtimali de o derece azalır.

Agorafobinin Nedenleri

Doktorlar agorafobinin neden oluştuğu hakkında kesin bir fikre sahip değillerdir. Ancak ailenin yanlış tutumları yüzünden ortaya çıkabilceği düşünülmektedir. Eğer çok fazla panik atakağınız varsa  agorafobi olma ihtimaliniz de vardır. Ayrıca gerçek bir tehlike anı dışında, bir kaç dakika süren korku krizler geçirebilirsiniz. Bunların dışında agorafobi gelişme riskini arttırdığı bilinen birçok faktör vardır. Bunlar şunları içerir:

  • Depresyon
  • Klostrofobi ve sosyal fobi gibi diğer fobiler
  • Yaygın anksiyete bozukluğu veya obsesif kompulsif bozukluk gibi başka bir anksiyete bozukluğu türü
  • Fiziksel veya cinsel istismar öyküsü
  • Madde bağımlılığı sorunu
  • Agorafobi aile öyküsü

Agorafobi Tanı ve Teşhis Kriterleri Nelerdir?

Agorafobi semptom ve bulgulara göre teşhis edilir. Doktorlar, ne zaman başladığı ve ne sıklıkta yaşandığı da dahil olmak üzere belirtileri hastaya sorar. Bireyin kendisi ve aile tıbbi geçmişleri ile ilgili sorular sorar. Ayrıca, fiziksel belirtilerin dışında kan tahlilleri de yapabilirler.

Hastalığın teşhisi için de bazı kriterler vardır ve aşağıdaki durumlardan 2 veya daha fazlasına gerçekte maruz kaldığında yada hayal edildiğinde korkuya kapılıyor olması bireyin agorafobi hastalığının olduğunu düşündürür. Bu durumlar;

  • Evlerini terk etmek
  • Halka açık bir yerde kontrolü kaybetmek
  • Araba ya da asansör gibi kaçmanın zor olduğu yerlerde olmak
  • Toplu taşıma araçlarını kullanmak
  • Açık alanlarda olmak
  • Kapalı alanlarda olmak
  • Bir kuyrukta veya kalabalıkta olmak
  • Evin dışında yalnız kalmak

Yukarıdaki durumlardan kaçınmaktadır, çünkü birey sıkışıp kalabileceğine veya paniğe kapılacağına inanmaktadır. Listelenen durumlar genellikle korku veya endişe yaratır. Listelenen durumlardan kaçınılır, sevilen birinden yardım ister ya da birey yoğun bir korkuya katlanır.

Ayrıca;
Bireyin sahip olduğu korku, tehlike olasılığıyla orantılı değildir.
Korku veya kaçınma, genellikle en az 6 ay veya daha uzun sürdüğü için kalıcıdır.
Korku ya da kaçınma bireyde büyük bir sıkıntıya neden olur.
Bu bozukluğun yanında başka bir sağlık sorunu varsa, korku veya kaçınma şüphesiz çok fazladır.
Kaçınma korkusu, başka bir tıbbi bozukluğun semptomları veya durumsal bir durum belirtileri ile açıklanamaz.
Birey bu sıkıntıdan çıkana kadar yalnızca paniği değil, aynı zamanda baygınlık, mesane kontrolünü sağlayamama, kusma ve hatta migren baş ağrılarını da görülür.Bu belirtileri bireyin kriz anındaki semptomların büyüklüğü hastalığının derecesini belirler.

Agorafobinin Belirtileri

Agorafobi sahipseniz sizi krize sokma ihtimali olan yerlerden kaçınmalısınız yada kendinizi güvende hissedebileceğiniz birileriyle gitmelisiniz aksi taktirde bir krize girebilirsiniz ve bu krizin bazı semptomları şöyledir;

  • Hızlı, çarpıntılı kalp
  • Terleme, titreme, sarsılma
  • Solunum problemleri (göğüs ağrısı , nefes darlığı)
  • Sıcak veya soğuk hissetmek
  • Bulantı veya ishal
  • Göğüs ağrısı
  • Yutma problemleri
  • Baş dönmesi veya baygınlık hissi
  • Ölüm korkusu
  • İshal
  • Uyuşma
  • Karıncalanma hissi

Bu semptomların çoğu kalp hastalığı, mide sorunları ve solunum problemleri gibi diğer tıbbi durumlar için aynıdır. Bu yüzden kesin bir tanı koyulabilmesi için bir kaç kez hastaneye gidebilirsiniz. Kesin tanı koyulabilmesi için doktorunuz sizlere şunları sorabilir;

  • Evini terk etmek korkutucu mu yoksa stresli mi?
  • Bazı yerlerden veya durumlardan kaçınmanız mı gerekiyor?

Eğer bunların biri evet ile sonuçlanırsa; Diğer tıbbi sorunların olmadığına kanaat getirmek için bazı testler ve bu durum için fiziksel sınav yapılır.

Agorafobi Tedavisi

Doktorlar genellikle böyle bir durumda terapi ve ilaç tedavisi kombinasyonunu tercih ederler. Yapılan araştırmalara göre bu kombinasyon bu hastalığın tedavisi için çok olumlu sonuçlar doğurduğu yönündedir. Bazı doktorlara göre ilaç tedavisi olmaktansa terapiler ile (özellikle BDT) tedavi etmeyi daha doğru buluyorlar.

Terapiler ile tedavi yöntemleri

Psikoterapi
Konuşma terapisi olarak da bilinen psikoterapi, düzenli olarak bir terapistle veya başka bir ruh sağlığı uzmanıyla seanslar yapılmasını içerir.Bireye Korkuları hakkında ve korkularına katkıda bulunabilecek konular hakkında konuşma fırsatı verir. Psikoterapi genellikle optimum etkinlik için ilaçlarla birleştirilir. Genelde korkular ve endişelerle baş edebilmek için kullanılan kısa süreli bir tedavidir.

Bilişsel Davranış Terapisi (BDT)
Bilişsel davranışçı terapi (BDT) agorafobi hastalarını tedavi etmek için kullanılan en yaygın psikoterapidir. BDT, agorafobi ile ilgili bozulmuş duyguları ve görüşleri anlamaya yardımcı olabilir. Ayrıca, bozulmuş düşünceleri sağlıklı düşüncelerle değiştirerek stresli durumlarla nasıl başa çıkabileceğini öğretebilir, böylece yaşamınızda bir kontrol duygusunu yeniden kazanabilirsiniz.

Maruziyet Terapisi
Maruz kalma terapisi, korkularınızın üstesinden gelmenize yardımcı olabilir. Bu terapi yöntemi ile , korktuğunuz durumlara veya yerlere yavaş yavaş maruz kalırsınız. Bu korkunuzu zamanla azaltabilir.

İlaç ile tedavi yöntemleri
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar), serotonin-norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI’ler), trisiklik antidepresanlar, monoamin oksidaz inhibitörleri ve benzodiazepinler dahil olmak birçok ilaç kullanılır
En yaygın türler antidepresanlar ve anksiyete ilaçlarıdır. Doktorlar genellikle, serotonin olarak adlandırılan, beyninizdeki “iyi hissetmek” adı verilen kimyasalının seviyesini yükselten bu ilaçlardan birinin düşük bir dozuyla başlar. Serotonini artıran bazı ilaçlar; paroksetin (Paxil) veya fluoksetin (Prozac) gibi seçici serotonin geri alım inhibitörleri ,venlafaksin (Effexor) veya duloksetin (Cymbalta) gibi selektif serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri ,amitriptilin (Elavil) veya nortriptyline (Pamelor) gibi trisiklik antidepresanlar ,alprazolam (Xanax) veya klonazepam (Klonopin) gibi anti-anksiyete ilaçlarıdır.

Muhtemelen ilacı en az 6 ay boyunca, genellikle bir yıl kulanacaksınız. Kendinizi daha iyi hissediyorsanız ve sizi korkutan ve streste sokan yerlerde daha rahat oluyorsanız, doktorunuz ilacınızı düşürmeye başlayabilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikliği Yöntemi
Yaşam tarzı değişiklikleri hastalığı tedavi etmez , ancak günlük endişeyi azaltmaya yardımcı olabilir. Denemek isterseniz ;
Kendinizi daha mutlu ve daha rahat hissettiren beyin kimyasallarının üretimini arttırmak için düzenli olarak egzersiz yapın
Tam tahıllar, sebzeler ve yağsız proteinlerden oluşan sağlıklı bir diyet yeme
anksiyeteyi azaltmak ve panik atakların başlangıcıyla mücadele etmek için günlük meditasyon veya derin nefes egzersizleri uygulamak.

Kafein ve alkol kullanmayın. Çünkü kafein ve alkol semptomlarınızı daha da kötüleştirebilirler.

Yazar Hakkında

Arkeles

Yaklaşık 7 yıldır içerik editörlüğü yapıyorum. Tıp 3. sınıf öğrencisiyim. Hobi olarak yazılımla ilgileniyorum. Okuldan arta kalan boş vakitlerde içerik oluşturuyorum.

Yorum Yap