Pratik Bilgiler

İlk Aşklar Neden Unutulmaz

Hiç şüphesiz hepimizin unutamadığı  ilk aşkı vardır. Bir çoğumuz karşımıza çıkacak hiçbir insanı ilk aşkımız kadar sevemeyeceğimizi düşünmüşüzdür. O ilişkide yaşanan anlar, karşımızdaki insana karşı tarif edemediğimiz duygular, belki de çok sevmekten ortaya çıktığını düşündüğümüz sorun ve bunalımlar… Yıllar sonra bile karşımıza çıkan insanlara asla o günlerdeki gibi sevgi dolu yaklaşamıyor oluşumuz. Eğer o insan yaşamanızda değilse, kendimizi hırpalamak ile geçer yıllarımız. Ne mükemmel bir insanı kaybettim! O benim ruh eşimdi! Cümleleri kaçınılmaz olarak hayatımızda ki yerini alırlar.

Peki neden?

Bu kısımdan sonra okuyacaklarınızın aslında bilimsel olarak dayanağı olmadığını söyleyebilirim. Ufak tefek temellere oturtulmuş bazı düşüncelerimi sizlere aktaracağım. Genelde bir çoğumuzun yaşamı boyunca unutamayacağını düşündüğü aşkı lise dönemlerinde hayatına girmiştir. Ya da üniversite dönemlerinin hemen başlangıcında. Eğer bu duruma yaş aralığı olarak yaklaşmak gerekirse 14-19 yaş diyebiliriz.

Bu yaş aralığında birey olarak içinde bulunduğumuz çok önemli bir durum vardır ki; ergenlik. Yani bütün duygularımızı belki hayatımız boyunca olamayacağı kadar yoğun yaşadığımız, kişilik bunalımları ile ne istediğimizi çözmeye çalıştığımız, umutsuzluğa kapıldığımız zamanlar bir insanın bize umut olmasına en çok ihtiyaç duyduğumuz dönem. Ergenlik dönemi tam anlamıyla bir arayış dönemidir. Birey yaşamda ki rolünü çözmeye çalışır. Ne istediğini, kim olduğunu, nasıl biri olduğunu adeta tekrardan bebek olmuşcasına bütün özelliklerini anlamaya ve tanımaya çalışır.

Ergenlik döneminde ortaya çıkan yoğun duygu ve bunalımlar bizim karşımıza çıkacak insanlara karşı daha hassas ve sevgi dolu yaklaşmamızda etkilidir. Aynı zamanda ergenlik döneminde cinsel isteklerimizin ve karşı cinsten bireylere ilgimizin arttığı bir dönem olduğunu hatırlatmakta fayda var. Böyle bir dönemde hayallerinizdeki ile birazcık dahi uyuşan ve size değer veren bir insan sizi derinden etkileyecek ve tarif edilemez duygularda kaybolmanıza neden olacaktır.

Fazla keskin hatlı bir cümle olacak belki, ancak üzülerek söylüyorum ki; bu dönemde karşımıza çıkan insanlara hissettiğimiz yoğun duygular, o ilişkiyi unutulmaz kılan sarsıcı anlar, bir çok kötü günün yanında hatırlayabildiğiniz o birkaç güzel gün aslında bütünüyle ergenlik döneminin ortaya çıkardığı yoğun duygu artışı ile alakalıydı.

Kendinize sorun. O günleri gerçekten özel yapan neydi? Bugün benzer anları yaşasam yine bu kadar özel olur muydu?

Genelde olmaz. Genelde insanlar hayatları boyunca yalnızca bir defa aşık olduğunu düşünürler.  Ergenlik döneminde fazlasıyla duygularımız ile hareket edebilirken, belli bir yaşa eriştikten sonra mantığımızı da etkili bir biçimde kullanabilmeye başlarız. Ergenlik dönemin getirdiği yoğun duygu ve hormonlar  geriye çekildiğinden ‘ah o eski’ günler diye düşünüp, ‘bir daha asla o kadar sevemem’ diyorsanız pek haksız sayılmazsınız.

Kendinize tekrar sorun. O insan bugün karşıma çıksa ilişkimiz çok daha iyi olur muydu? Ya da aynı bağlılığı o insana tekrar hissedebilir miyim?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; insanlar unutulamayacağını düşündükleri ilk aşkları ile yıllar sonra tekrar birlikte olduklarında; her yaşın o yaşlarda güzel olduğunu, iki tarafında çok değiştiğini, aslında karşısındaki insanda aradığı hiçbir özelliğe sahip olmadığını söylüyorlar.

Araştırmayı yapan kim diye soracak olursanız, çevresindeki belli sayıda ki insanda bu durumu deneyimleyen ve daha sonrasında yapılan araştırmalar diyerek sizlere sunan sığır ben oluyorum.

Toparlamak gerekirse; O dönemlerde aşık olduğumuz insanı asla unutamayacağımızı düşünüyor olmamızın en büyük sebeplerinden birisi ergenlik döneminin ortaya çıkardığı yoğun duygu ve hormonlardır.  Tekrar asla o kadar sevemeyeceğinizi düşünmenize neden olan durum yine aynı durumdur.

Peki tekrar aşık olamayacak mıyız?

Aslına bakarsanız bu durumu bir çok yönden ele alabilmek mümkün. Düzenli beslenme, iyi bir uyku düzeni, belki biraz egzersiz ile vücudumuzun doğru çalışmasını sağlayabilir ve bazı hormonların üretimini arttırabiliriz. Olaya bilimsel açıdan yaklaşırsak dopamin ve serotonin hormonumuz daha fazla salgılandığında aşık olma ihtimalimizde artacaktır.

O dönemlerde ki ilişkimizi unutulmaz yapan sadece bu hormonlar mı? Zannetmiyorum. Genelde sadece güzel anları içerisinde barındıran, sürtüşmelerin olmadığı, sarsıcı günlerin yaşanmadığı, rutin ilişkiler unutulmaya yüz tutuyor. İnsan en çok zarar gördüğü kişileri unutmamaya meyillenen bir varlık. Bunun sebebi ise kendimizi daima mutlu olmaya endeksleyen varlıklar olmamız ile alakalı olabilir. Yaşamda mutluluğu elde etmek adına öylesine çabalıyoruz ki, kendimizi kötü hissetmeye muhtaç kalıyoruz adeta.

Ancak söylemem gerekiyor ki; bir insanı kırabilmek, üzebilmek o kadar basit ve kolay ki. Önemli olan karşımızdaki insana büyük bir özveri ile yaklaşıp, en saf sevgimiz ile onu kutsayabilmemizdir. Karşısındaki kişi tarafından unutulmak istememek insanın egosunun ortaya çıkardığı bir istektir. Değer görmek, bir insanın hayatında iz bırakabilmek isteği. Siz bir insanın hayatında yara olmaya değil, güzel bir anı olmaya bakın.

Konu yüzlerce, hatta binlerce yönden ele alınabilecek çok daha farklı varsayımlara dayandırılabilecek bir konu. Burada yazılan durum ise yalnızca küçük bir kısmınızın ilk aşkını neden unutamadığı sorusuna cevap verebilecek niteliktedir.

 

Yazar Hakkında

Psikolojiktir

Yorum Yap