EğitimNedir?

Klasik Koşullanma Nedir?

Klasik Koşullanma

Klasik koşullanma bir psikolog tarafından değil, bir fizyolog tarafından bulunmuş olmasına rağmen psikoloji alanına sağladığı fayda çok büyüktür. Ivan Pavlov köpeklerin salyaları üzerine bir araştırma yaparken tesadüfen bu durumu fark etmiştir. Klasik koşullanma, günümüzde hayatın birçok noktasında kullanılıyor. Bilmeyenler bu durumu fark etmiyor olsalar da, bilen insanlar için oldukça gözler önünde.

Klasik Koşullanma Nedir?

Öncelikle size kısaca sistemi anlatacağım. Pavlov’un bir köpeği vardır. Deney için ona günde yalnızca bir defa et verir. Bu nedenden dolayı köpek eti alacağı vakit gelene kadar oldukça acıkmış olur. Bu köpeğe her gün et vermeye gider. İlk gün köpeğe et vermeden önce elindeki zili çalar, köpek elindei eti gördüğü için salyaları akmaya başlar. Elbette köpek zil sesine tepki göstermiyordur, o an ilgilendiği şey ettir. İkinci gün yine aynı şekilde önce zili çalar, aynı şekilde eti gören köpeğin salyaları tekrar akmaya başlar. Bu durum bir süre daha böyle devam eder. Sonraki günlerde Pavlov tekrar zili çalar. Bu defa ortada et falan yoktur. Ancak köpeğin salyaları akmaya başlamıştır bile. Yani köpek zil sesi ile eti bağdaştırmıştır. Zil sesini duyduktan sonra et geldiğini öğrendiği için, zil sesini duyması salyalarının akmasına ve etin geleceğini düşünmesine neden olmuştur.

Kısaca Klasik Koşullanma

  1. Köpeğe zil çalınır. Köpek zile bir tepki vermez.
  2. Köpeğe et gösterilir. Köpeğin salyaları akar.
  3. Köpeğe önce zil çalınır. Ardından et verilir. Köpeğin salyaları akar.
  4. Sadece zil çalınır. Köpek et olmadığı halde salyalarını akıtır.

Klasik Koşullanma Kavramları

Klasik koşullanmayı daha iyi anlayabilmek için kavramları bilmek oldukça önemlidir. Özellikle Psikoloji ve PDR bölümü okuyanlar sınavlarda bu kavramları kesinlikle bilmelidirler. Sizlere sınavlarda tam puan alabileceğiniz kadar basit bir anlatım yapacağım.

Koşulsuz Uyarıcı: Deneydeki et koşulsuz uyarıcıdır. Şöyle düşünün; köpeğin ete tepki vermesi için bir koşul yoktur. Yani doğal olan koşulsuz uyarıcıdır. Verilen tepki tamamen doğaldır. Şöyle düşünün. Hangi aç köpek et görürse görsün onu yemek ister, ilgisini çeker.

Koşulsuz Tepki: Deneyde köpeğin ete karşı salyalarını akıtması koşulsuz tepkidir. Öğrenmemiş bir tepkidir, doğuştan gelmektedir. Aç olan bütün köpekler et gördüğünde ilgisini çekecektir ve yemek için salyalarını akıtacaktır. Bunu hiçbir köpek sonradan öğrenmez. Doğuştan gelir. İşte koşulsuz tepkidir bu yüzden. Yani bu tepkinin oluşması için bir koşul yoktur.

Nötr Uyarıcı: Klasik koşullanmadan önce bir tepkiye yol açmayan uyarıcıdır. Deneyde bu zil olmaktadır. Köpeğin zile karşı hiçbir tepkisi yoktur. Yani ona karşı nötrdür. Bu zil değil, alkış sesi de olabilirdi mesela. Köpeği alkışladığınızda hiçbir tepki vermezken, önce alkışlayıp sonra et verdiğinizde bir süre sonra köpek alkışı duyduğunda et geleceğini düşündüğü için salyalarını akıtacaktır.

Pekiştireç: Bunu koşulsuz uyarıcı ile koşullu uyarıcının arasındaki bağ olarak düşünmeliyiz. Deneyde et birincil pekiştireç, zil ise ikincil pekiştireç olmaktadır. Yani köpeğin koşulsuz tepki verdiği şey ile, nötr olduğu uyarıcı arasında bağlantı kurmasını sağlıyoruz. Köpek zil sesi ile eti pekiştiriyor mesela. Zil sesini duyduğunda et geleceğini düşünüyor. Bu yüzden zil sesi ve et pekiştireçtir. Et zil sesini pekiştiriyor olarak düşünebilirsiniz.

Koşullu Uyarıcı: İlk başlarda hiçbir tepki gösterilmeyen uyarıcı. Ancak pekiştireç sonrasında tepki gösterilmesi durumudur. Deneyimizde zil koşullu uyarıcıdır mesela. İlk başlarda köpek hiçbir tepki vermiyordu zil sesine. Ancak daha sonrasında et ile zil sesini pekiştirdiği için, zil sesini duyduğunda salya akıtmaya başladı. İşte bu yüzden koşullu uyarıcı zil. Koşullu, yani bir başka şeye bağlı anlamında. Eğer et olmasaydı, köpek asla zile tepki vermeyecekti. Demek ki, zil koşullu uyarıcıdır.

Koşullu Tepki: Öğrenilmiş olan tepkidir. Deneyimizde koşullu tepki köpeğin daha sonraları zil sesini duyunca salya akıtmasıdır. Yani bu tepki pekiştireç sonrası oluşmuştur. Doğal değildir, bir başka koşula bağlıdır.

Klasik Koşullanma Görsel

Klasik Koşullanma Örnekleri

Şimdi konuyu daha iyi anlayabilmemiz için birkaç tane klasik koşullanma örneği vereceğim sizlere. Örneklerin cevabını en aşağıda vereceğim, siz öncesinde kendiniz cevapları bulmaya çalışın.

Örnek 1 (Kolay): Bir maymun sahibiyiz. Maymuna muz vermeye gidiyorum. Muzu gören maymun açlıktan salyalarını akıtıyor. Muzu vermeden önce ise alkışlıyor ve daha sonrasında muzu veriyorum. Bir zaman sonra maymun muz olmadığı halde onu alkışladığım da salyalarını akıtmaya başlıyor.

Koşulsuz Uyarıcı:
Koşulsuz Tepki:
Nötr Uyarıcı:
Pekiştireç:
Koşullu Uyarıcı:
Koşullu Tepki:

Örnek 2 (Normal):  Tekir adında bir kedim var. Mamayı gördüğünde hemen ayaklanıyor ve mutlu oluyor. Ancak ben mamasını vermeden önce “yemek zamanı” diyorum. İlk başlarda yemek zamanı dediğimde hiçbir tepki vermiyor. Sonraki günlerde gene “yemek zamanı” dedikten sonra mamasını veriyorum. Bir süre sonra kedim Tekir “yemek zamanı” dediğimde mama olmamasına rağmen mutlu oluyor ve ayaklanıyor.

Örnek 3 (Zor): Pamuk adında bir farem var. Kafesinde kırmızı bir buton var. O butona her bastığında ise 1 adet mama düşüyor kafese. Pamuk çok fazla acıktığı için kafesin içerisinde kıvranıyor adeta. Daha sonra şans eseri kırmızı botuna basıyor ve bir adet mama düşüyor. Pamuk mamayı görünce mutluluktan ciyaklıyor. Hemen mamayı yiyor. Ancak doyması için yeterli olmuyor. Pamuk kafeste oyalanırken, kırmızı butona dokunuyor tekrar ve bir mama daha düşüyor. Hemen yiyor. Daha sonrasında pamuk kırmızı butona basmaya başlıyor sürekli olarak ve karnını düşürene kadar yiyor. Birkaç gün sonra tekrar acıkıp kırmızı butona bastığında, ciyaklamaya başlıyor. Ancak kafesin içine mama düşmüyor.

Cevaplar

Örnek 1

Koşulsuz Uyarıcı: Muz
Koşulsuz Tepki: Salya
Nötr Uyarıcı: Alkışlamak
Pekiştireç: 1) Muz 2) Alkış
Koşullu Uyarıcı: Alkış
Koşullu Tepki: Salya

Örnek 2

Koşulsuz Uyarıcı: Mama
Koşulsuz Tepki: Ayaklanma ve mutlu olma
Nötr Uyarıcı: “Yemek Zamanı” demek
Pekiştireç: 1) Mama 2) “Yemek zamanı” demek
Koşullu Uyarıcı: “Yemek Zamanı” demek
Koşullu Tepki: Ayaklanma ve mutlu olma

Örnek 3

Koşulsuz Uyarıcı: Mama
Koşulsuz Tepki: Ciyaklama
Nötr Uyarıcı: Kırmızı Buton
Pekiştireç: 1) Mama 2) Kırmızı Buton
Koşullu Uyarıcı: Kırmızı Buton
Koşullu Tepki: Ciyaklama

Günlük Hayatta Klasik Koşullanma

Klasik koşullanma aslında günlük hayatta oldukça kullanılmaktadır. Ancak biz bu durumun pek farkında değiliz. Aynı zamanda bir manipülasyon tekniği olarak da kullanılabileceğini söylemek mümkün. Mesela çocuklar ilk iğneyi gördüklerinde ağlamazlar. Hastaneye ilk iğne olmaya gittiklerinde iğneden korkmazlar. Ancak iğne olduktan sonra canı yanar. Bu yüzden daha sonrasında hastaneye gidildiğinde iğneyi daha görmeden, ağlamaya başlayabilirler. Bu günlük hayattan bir klasik koşullanma örneğidir.

Farz edelim ki, ofiste her gün saat 12’de yemek yiyorsunuz. Ofiste yemek vakti geldiğinde “paydos” diyen bir görevli olsun. Bir süre sonra siz saati kontrol etmeye başlamazsınız. Görevli saat 10’da “paydos” dese bile karnınız oldukça acıkmış olur ve yemek yemeye gidersiniz. Bunun nedeni açlığa verdiğiniz tepkiyi, görevlinin sesiyle koşullandırmış olmanızdır. Yani bir süre sonra saat 12 olduğunda değil, görevli paydos dediğinde yemek vakti olduğunu anlarsınız.

Sizler için hazırladığımız klasik koşullanma animasyon videosu. Dilerseniz Youtube kanalımıza abone olabilir ve videomuzu beğenebilirsiniz 🙂

Etiketler

Psikolojiktir

Site yöneticisi. Alandan olduğu için sitedeki bütün içerikler en son yöneticinin onayından geçirilerek yayınlanır. Alanla ilgili bilgileri, 4 yıllık lisans ve 2 yıllık çalışma hayatının getirdiği deneyimleri birincil ağızdan paylaşmaktadır.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Close